Ciwan Değer’in özel haberi
Kürt sorununun çözümüne yönelik Türkiye’de yaklaşık bir buçuk yıl önce başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt özgürlük hareketinin çabalarıyla belirli bir aşama kaydetti. Ancak mevcut iktidar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan komisyonun sürece dair somut adımlar atmaması, sivil toplum kuruluşları tarafından eleştiriliyor.
SİVİL TOPLUMDAN ELEŞTİRİ VE UYARI
89 federasyon ve 640 derneğin üst çatısı olan İzmir Konfederasyonu başkanı ve aynı zamanda kısa bir süre önce TBMM’de kurulan “Kardeşlik ve Demokrasi Platformu” başkan yardımcısı Ferhan Ademhan, sürecin ilerleyebilmesi için devlet mekanizmasının daha somut adımlar atması gerektiğini vurguladı.

“DEMOKRATİKLEŞME, KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDEN GEÇER”
Ferhan Ademhan, Türkiye’de kalıcı barışın ancak Kürt sorununun kalıcı çözümüyle mümkün olacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin demokratikleşmesi Kürt sorununun kalıcı çözümünden geçer. Kalıcı barış için de güçlü ve somut adımlar şarttır. Bu da ancak Sayın Öcalan’ın ya özgürleşmesiyle ya da hukuki yasalarla şartlarının iyileştirilmesiyle mümkün olabilir.”
KOŞULLAR TARTIŞMA KONUSU
Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için Abullah Öcalan’ın çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini dile getiren Ademhan, bu konuda siyasi iradenin bazı çabalarının olduğunu ancak hukuki zeminde somut gelişmelerin yetersiz kaldığını ifade etti.
GÖRÜŞME BAŞVURUSU SONUÇSUZ KALDI
Sivil toplumun sürece katkı sunmak istediğini belirten Ademhan, Adalet Bakanlığı’na Öcalan ile görüşme talebiyle başvuruda bulunduklarını ancak olumlu bir yanıt alamadıklarını açıkladı.
“HERKES SORUMLULUK ALMALI”
Sürecin tıkanmaması için tüm taraflara çağrıda bulunan Ademhan, çözüm için herkesin zaman kaybetmeden sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Ademhan, özellikle devletin daha aktif ve somut adımlar atmasının sürecin geleceği açısından kritik olduğunu vurguladı.
DEMİRHAN: “SAYIN ÖCALAN ÖZGÜRLEŞMEDEN DEMOKRATİKLEŞME MÜMKÜN DEĞİL”

Ege Celaliler Bölge Başkanı Musa Demirhan ise Kürt sorununun çözümüne ilişkin yaptığı değerlendirmede, sürecin temel anahtarının Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu vurguladı. Demirhan, mevcut demokratikleşme sürecinin yavaş ilerlediğini belirterek, daha somut ve hızlı adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
“ÖZGÜRLÜK, TOPLUMSAL BARIŞIN ÖN ŞARTI”
Demirhan, yaptığı açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün yalnızca bireysel bir durum olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşme süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Demirhan, “Sayın Öcalan özgür olmadan hem Türkiye demokratikleşemez hem de Kürt halkı istenilen statüye kavuşamaz. Sayın Öcalan’ın özgürleşmesi, hem Kürtlerin hem de Türkiye halklarının özgürleşmesi anlamına gelir” ifadelerini kullandı.
“SÜREÇ AĞIR AKSAK İLERLİYOR”
Yaklaşık bir buçuk yıl önce başlatılan demokratikleşme sürecine de değinen Demirhan, sürecin beklenen hızda ilerlemediğinin altını çizdi. Demirhan, mevcut durumun kaygı verici olduğunu ifade ederek, zaman kaybedilmeden adım atılması gerektiğini söyledi.
Demirhan, “Demokratikleşme süreci şu anda maalesef ağır aksak yürüyor. Bu nedenle hiç zaman kaybetmeden somut adımlar atılmalıdır” diye ifade etti.
SİYASİ TUTSAKLAR İÇİN GENEL AF VE HUKUKİ DÜZENLEME ÇAĞRISI
Demirhan, çözüm için atılması gereken adımların başında siyasi tutsaklar için genel af uygulamasının geldiğini aktardı. Demirhan, Öcalan’ın yanı sıra tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması gerektiğini ifade ederek, hukuki zeminin yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Demirhan, “Öncelikle Sayın Öcalan’ın ve beraberinde bütün siyasi tutsakların genel bir af ile hapisten çıkarılması gerekmektedir” ifadesini kullandı.
SÜRGÜNDEKİLERE DÖNÜŞ VE SİYASİ KATILIM TALEBİ
Açıklamasında Kürt özgürlük hareketi mensuplarının durumuna da değinen Demirhan, bu arkadaşların kendi ülkelerinde özgürce yaşayabilmeleri; kültürel ve siyasi hayata katılabilmeleri için gerekli yasal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca, yurt dışında yaşamak zorunda bırakılan Kürt siyasetçi, aydın ve yazarların da ülkelerine dönebilmeleri gerektiğini ifade eden Demirhan, “Yasal düzenleme ile sürgündeki tüm halkımız kendi öz topraklarına dönebilmelidir” dedi.

